Ne çok şey söylenmiştir sevgi üzerine...Ne çok parçalara ayırmıştır insanlar onu...Ne çok analiz ve ne çok sentez...
Sevginin sonsuz bir derya oluşu nedeniyledir ki onun ne olduğunu bilemeyişimiz getirmiştir bunca açıklamayı...
Neticede herkez kendi kapasitesince yaşar bu duyguyu... Kendi ihtiyaçları doğrultusunda biçim verir ona...
Sevgi en büyük ihtiyaçtır çünkü...
Bana göre ise sevgi tektir.Ona farklılık katan,insanların özlerini ortaya çıkarabilmekteki yeterlilik derecesidir.Özümüzü ortaya çıkarabilmekteki açılımlara paralel biçim veririz,yaşama ve tabi ki sevgiye...
Özümüzü ortaya çıkarabilmekteki açılımlar yetersiz kalmışsa eğer,sevgimizde "Suretidir" yaşantılarımız gibi...Eğer kırabilirsek benlik kabuğunu, "Hakikatını " yaşayabiliriz tekliğin; Can olarak...Sevgi olarak...
Esasen sevginin menşei olan kalp,gerçekte birden fazla şeyi sevemez.O sevdiği şeye karşı olan muhabbeti ortadan kalkmadıkça,başka bir şeyi de sevemez...Hayatlarının suretini yaşayanlarda görülen ve arzularının çokluğundan dolayı çeşitlilik arz eden sevgilerin tümüde,gerçekte tek bir sevgilisi içindir.O sevgilisi ise,kendi nefsidir.
Sevdiğini söylediği tüm nesnelere,(Para,mal,eş,çocuk,mevki,güç,din vs.) sahip olma ,denetleme ve yargılama arzusu ile yaklaştığından,yani tüm edinimlerinde kendi "Ben" ini onurlandırmak,mutlu etmek ve yüceltmeyi amaçladığından,hayatlarındaki her şey gibi sevgiside "Zan" üzeredir.
Sevdiğine sahip olmak ister...Ama,sevdiği uğruna fedakarlık etmeye gelince sıra,yani aldıklarından çok vermesi gerektiğini gördüğünde otomatikman yaptığı matamatik hesapları ile vereceklerinden vazgeçemez..."Şart"larından vazgeçemez...Kısaca korkularından vazgeçemez...Derken...Savunma mekanizmalarını devreye sokarak,kusurlar görmeye başlar sevdiğinin üzerinde...Hatalarını görmeye başlar,kusurlarını görmeye başlar sevdiğinin.Sonra bir acıma duygusu ile birlikte uzaklaşırken sevdiğinden;Sadece geriye bir hatıra kalır "Zan" ettiği sevgisinden...
Uzaklaşan kendisi değil de,sevgilisiyse eğer,önce "Nefrete" döner sevgisi,sonra intikam duyguları yeşerir yüreğinde...Özünde var olan sevginin "Hakikatini" ancak sezgisel olarak hissettiğinden,içindeki çatışmanın neticesi sevgiliye isyan olur,kadere isyan olur;Sevgi olarak "Zan" ettiği duygusunda..!
Sevginin ne olduğunu bilemediğinden,ne olmadığını da bilemez.Sevgi "Alışveriş" ve "Çıkar" boyutunda algılanabilecek bir değer değildir ki ona bir anlam yüklenebilsin...Zorunlu olarak kişi,kendisindeki bütün zaaf ve noksanlıkları sevgiye yükler...Onu parçalara böler..."Şartlara" bağlar...Yalan sevgi,beğenme,günlük geçiçi sevgi,çıkar sevgisi,sahiplenme,bedensel ihtiyaç vs...
Hayatı boyunca hem kendisini,hemde etrafındakileri hoyratca sömürür,başta sevgi olmak üzere,bütün pozitif değerler adına...
Var oluşlarının özünü "Görenler" ise,görüşleri nispetinde,hayatlarının olduğu gibi,sevgilerinin de "Hakikatini" yaşarlar...
Herkez gibi onlarda sevdikleri ile beraber olmak ister.Ancak onların "Sevgi" anlayışları,benliklerinin "Kayıtlarından" kurtulduklarından dolayıdır ki;Çok farklıdır...
Onlar,sevdiğinin zevk aldığıyla zevk alıp,zevk almadığından kaçanlardır...
Onlar,sevdiğinin zaaflarını,kusurlarını gördüğünde,kalbinin bütün saf niyetliliği ile ona yardım verenlerdir...
Onlar,fiziksel yakınlığı bile uzaklık olarak gören,iki bedende "Tek" bir ruh olmayı amaçlayanlardır...
Onlar,bedel ödeyenlerdir.Sevdiği uğruna anadan-babadan,dünyadan ,paradan geçenlerdir.Yinede bunların birer bedel olduğunu akıllarına bile getirmeyenlerdir...
Onlar,var oluştaki her bir nesnenin ,bir diğerine armağan olduğunu görenlerdir.Yine onlar,sevginin en büyük armağan olduğunu bilenlerdir...
Onlar,karanlıklar içerisinde ışıktırlar;Yine beslenirler kendi ısıkları ile...
Onlar,ruhları flüt sesleri ile her tuzağa düşebilenler;Bir orkidenin çiçeğinde sevgiyi yaşayabilenlerdir...
Onlar,sevginin türküsünü söylerler ve ruhları da bir sevenin türküsüdür...
Ötekiler,onları gördüğünde bunlar "Delirmiş" derler.Sezgisel olarak hissettikleri,kendi yoksunluklarının acısıyla...
Favori olarak işaretleyin
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 883
Yorumlar (0)

Yorum yaz















